Gerilim Stratejileri

Bir ülke ve toplum için bir başka ülke tarafından sırf kendi menfaatleri doğrultusunda arzuladığı sonuca ulaşmak için çizilen planlı ve sistematik bir dizi eylemlerin yol haritası ve gerçekleşen veya gerçekleşecek uygulamalara ilişkin kilometre taşları stratejik bir yapılanmadır.

Bu tür eylemler aslında samimi olunmasa dahi, normlaştırılmış haksız bir hakkaniyet arzusunun hukuksuz sürecidir ve bu süreç kapsamında gerçekleşen tüm eylemlere terör diyoruz.

Terör aslında açıkça yapılamayan bir düşmanlığın vesayet odakları ile gerçekleştirilen savaş yöntemidir.

Terör faaliyetlerinin gerçekleşmesi için oluşturulan bir örgütsel yapı veya bir sivil toplum örgütünün içine sızılarak uzun vadede gerçekleşmesi sabırla beklenen planlı ve sistematik fiziki ve psikolojik eylemlerdir.

Bir başka ifade ile terör, toplum direncini kırmak için uygulanan ve diplomasinin gülen yüzünün ardına gizlenen böl, parçala ve yönet mantığının hâkim olduğu istila yöntemi ve yönetimidir.

Batının literatüründe düşük yoğunluklu çatışma olarak nitelendirilen bu stratejik eylemler var olan bir devlet ve o devletin insanlarına karşı politik amaçlı şiddetin neticesinde gerçekleştirilen veya gerçekleşmesi planlanan soykırımdan başka ne olabilir ki?

Devletleri devlet yapan onların nizami hak ve özgürlüklerine kısıtlar getiren veya getirmeye çalışan kapitalist bir yapılanmanın ortaya çıkardığı güvence ve güvenlik sınırlarının genişleterek oluşturulan paranoyak bir zihniyetin etkisinden kaynaklanan toplum psikolojisi.

Devlet otoritesini yıpratmaya çalışan emperyalizmin hissiz, akılsız, fikirsiz, şiddete yönelik sorumsuzluk anlayışının çeşitli vaatler ile insanların ve hatta devletlerin de kandırılabildiğine şahit olduğumuz sınırsız hüküm ve kazanç eylemleridir terör ile beslenmek.

Avrupa ülkelerinde soykırıma uğrayan Yahudi toplumuna söz verilmiş topraklar adı altında derlenmiş aslından asılsız bir ilahi bir kitap uydurmacası ile Orta Doğuda kurulan, genişleme politikaları ve stratejilerini uygulayan bir yapılanmanın gizleyeni de yok, bilmeyen de.

Bir toplum kuralsız bir toplum haline ancak öyle getirilebilir. 

Burada esas olan kural koyuculardır. O kuralın uygulama merkezi haline getirilen bölge Amerika’nın veya Avrupa ülkeleri gibi yandaşlarının menfaatleri doğrultusunda tek yönlü kazanç mantığı ile o bölgede hatta tüm dünyada hakimiyetlerini sürdürmeye devam ettirmeye çalıştıkları veya bu stratejileri nedeni ile batmalarına neden olacak bölgedir.

Sözde din olarak nitelenen menfaat kapıların altındaki tüneller veya arka bahçelerinde çıkan çocuk mezarlarının üstünü örtmek için suçu başkalarında atacak kadar karaktersiz veya bilgisi kıt insanların davranış sınırları içerisinde olan bu eylemleri insanlık onuruna yakışan bir davranış mıdır? 

 Eğer insanın benliği doğrultusunda gelişen fikri, sahip olduğu akıl ile irdelenmeden ortaya çıkan irade muhakeme yeteneği olan vicdan terazisinin kefesini önemsemiyorsa kimlik bunalımı başlamış demektir. İnsanın kulluğunu kabul ettiği bir tek yol var, diğeri ise kendisini köle yapan siber psikoloji, Yani insansı mekaniğin kontrol eylemi.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vahit Sunar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ'da Bugün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ'da Bugün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ'da Bugün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ'da Bugün değil haberi geçen ajanstır.

01

Y. Helvaci - Vahit hocam harikasın. Selam ve sevgilerimle ..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 12:35