Bir Kez Olsun “Değişim Desen” Ne Olur? Denemek Ve Değişmek, Değişime Meyil Etmek Tekâmül Ve İlerlemenin Gereğidir

TÜRKİYE’DE ân itibariyle insanların en fazla kafa patlattıkları husus, ekonomi ve ekonominin geleceğinin nasıl olacağı. Bu bağlamda mahalli seçimlerin mahiyetinden arındırılarak genel seçim atmosferine büründürülmesinin de pek ehemmiyeti yok. Zaten varsa yoksa pahalılık, geçim sorunsalı, emeklilerin maaşları, asgari ücretlilerin içinde bulundukları hâller… Öte yandan ekonominin yatırım ve tasarruf reflekslerini yakından etkileyecek ve belirleyecek israf, plan programsız kamu kaynaklarının çarçur edilmesi.

Belki siz de ara sıra çevrenizde duymuşsunuzdur. Yerel seçimler dolayısıyla filama, bayrak, broşür, kitapçık vb. propaganda ve slogan materyallerinin bol keseden maliyetlerine katlanılarak basımının yapılması ile sokak ve caddelerin bunlarla bezenmesi. Vatandaşlar, bunların gereksizce yapılan milli servet kaybı olduğunu ifade ediyorlar ki kesinlikle katılıyorum. Bir de üzerine cazgır gibi seçim minibüslerinden şarkıların ve türkülerin yankılanması, insanların iyice kafalarını ütülemekte. 2024 Türkiye’sinde ve dünya hakikatinde müzikle ve propaganda aletleriyle hâlen seçmenin gönlünü çeleceklerini zanneden siyasetçilerin olması, gerçekten de üzücü.

Yıllar önce, yine bir seçim döneminde MetroPoll Araştırma Şirketi Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Özer Sencar şöyle demişti:

“Seçmeni liderlerin söylemleri ve inandırıcılıkları etkiler. Yoksa partilerin beyannamesini halkın %1’i dahi açıp okumaz.”

Gerçekten de Sayın Sencar haklı değil mi? Zaten memleketimizin okumaya olan bakışı ve eğilimi ortada hali pür melalimiz olarak dururken, ülkemizin servetini ve kaynaklarını bu minvalde sonuç almada hemen hemen hiçbir tesiri olmayacak yolda heba etmek, hah işte ancak Türk Usulü Demokrasi Anlayışı ve Bilinciyle izah edilebilir. Bu bağlamda, demokrasi sadece oy atmak ve sandıkların başında selfie çektirmek için hatıra bırakmak değildir. Öte yandan bu kadar olumsuzluklar ve problemler karşısında, işte “ben küskünüm, dargınım, sandığa gitmeyeceğim, protesto ediyorum…” demek…
Ben yaşamıyorum, düşünemiyorum, olması ihtimal gelişme ve değişmeler nezdinde menfi olarak etkilenirsem de “hak etmişimdir” demek olur, olacaktır.

Oy vermeye giderken sandık başına sadece kimlik kartını ve oy kullanacağın belgeyi değil vicdanını ve tarihî sorumluluğunu da unutma.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erhan Salman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ'da Bugün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ'da Bugün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ'da Bugün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ'da Bugün değil haberi geçen ajanstır.

01

Vahit Sunar - chp sonuç olarak kazanmış olmasına rağmen sebep olarak kazananmamıştır. Oy dağğılımı geçen seçimler ile kıyaslandığında başarılı görünmüyor. etkili olan seçmenin seçimlere gereken ilgiyi göstermemesinin ardında ekonomik kızgınlık olarak kaynaklanıyor. tek kazanan YRP dir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 10:11


Anket Elazığ'ın En Büyük Sorunu Sorunu Nedir?
Tüm anketler