Helalleşelim-Kavilleşelim

featured

Siyasetçiler sorunları çözmek için neden bu kadar ayak sürürler, bilemiyorum. Siyaset kurumu denilince veya siyasetçi denilince, insanın aklına nedense yine ülkemizde çok farklı çağrışımlar gelmekte. Siyaset kurumunun en azından her türlü telkinden ve yaptırımlardan arındırılmış olması gerekir. Kısacası, steril olması lâzım gelir.

Günlerdir toplumumuzun ve kamuoyumuzun gündemini bir şeye kilitliyorlar, sonra da geçip izliyorlar. Nedir bu? Yılladır Türkiye’de tek parti iktidarı var. Gerçekten de ilk dönemlerinde farklı bir yaklaşım ile toplumu kucaklama hevesinde olan bir tek parti iktidarı, ülkemizin birçok sorununu çözmek adına “cesur adımlar” atmıştı.

Ama her nedense Türk Siyasal Hayatında bizlerin eksikliğini çektiğimiz husus; bir araya gelerek, memleket sorunlarının halli noktasında, enerjiden bir “sinerji” üretemiyoruz.

Evet, Türkiye’de 19-20 yıldır nedense “alternatif sunulamayan” bir iktidar odağı var. Muhalefet safları gerçekten de şu geride bıraktığımız süreçte, iktidarı yerinden sarsacak kadar her nedense “etkili ve pro-aktif” siyaset izleyemedi. Gerçi şöyle baktığımızda, ana muhalefet partisinin dönem dönem çıkışlarını izledik. Önemli hamlelerde bulundular.

Bizim ülkemizde senelerdir kavranılamayan olgu, milletin işlerinin veya millet menfaatlerinin küçük ve dar grupların çıkarlarından üzeri tutulması gerektiğidir. Memleketin âli çıkarları her zaman için, dar ve kısıtlı çevrelerin ama nüfuzları itibariyle kudretli mahfillerin hevesleri adına ya heba edildi ya da görmezden gelindi.

Kaç günlerdir “helalleşme” polemiği üzerinden siyaset yapıldığı zannediliyor.

Ne var bunda?

İşte tüm işlerin ve siyaset yapımının tıkandığı eşik noktası bu: Herkes kendi burnundan kıl aldırmıyor.

Bakın ne güzel ana muhalefet partisi genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, özünde bir araya gelmekten dem vuran “helalleşme” davranışını ortaya atıyor, herkes bakıyorsunuz bu güzel hasleti sulandırma derdinde.

Bakın değerli okuyucular,

Çoğu yazılarımda da dile getirdiğim gibi, memleketimizde en büyük eksiklik iletişim kuramamak.

*  *  *

HELALLEŞMEK neden farklı yorumlanıyor?

Hesaplaşmak başka bir şey, helalleşmek başka bir şey. Devlet adına ya da gerçek kişiler adına işlenen suçlarda, tabii ki yürürlükteki yasalara göre, hesap sorulur. Zaten hiçbir kimse, bir başkasına karşı gerçekleşmiş cürüm karşısında ya da meşru bir hükümete karşı işlenen suçlarda “karar mercii” olamaz.

Ülkemizde çağdaşlaşmanın gereği cumhuriyet yasaları vardır. ANAYASAMIZ en başta olmak kaydıyla sosyal ve ekonomik ve yine siyasal alana ilişkin edimlerde, davranışlarda, taahhütlerde ve işlemlerde cari mevzuat hükümleri, istisnasız tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını bağlar.

Gerçekten de artık bu gergin ortamın yumuşatılması lâzım gelmektedir. Son dönemde yaşananlara baktığımızda, doğrudan gündelik yaşamımızın birebir içerisinde olan gelişmelerden ötürü, yurdum insanı gerildikçe gerilmekte:

Bakıyorsunuz… Dolar aşağı dolar yukarı… Türk Lirasının değer kaybetmesi… Esnafın ve KOBİ işletmecilerinin veryansınlarının arşı dağı inletmesi… Geçinmekte zorlanma… İşsizlik… Birbirine yabancılaşma… Ekonominin durgunlaşmasıyla beraber stagflasyon riskinin göz ardı edilmesi…

Çok fazla yazmaya gerek yok.

Zaten her yerde aynı şeyleri okuyoruz. Benim derdim, artık bir araya gelerek ülkemizde “barış içinde siyasal iklimin” tesis edilmesi. Bunun için ortaya atılan bu tarzdaki siyasal retoriklerin büyük bir faydası olabilir:

HELALEŞME…

Kimse, kimseden ceza hukukuna ilişkin davranışlardan ve sözlerden ötürü bir muafiyet talep etmiyor, edemez de. Amma velakin artık sıkı sıkıya duran şu yumruklarımızı açmamızın tam zamanı. Neden bu konu, bu kadar önemli?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve siyaset kurumu içinde zuhur eden gerginlikler, tansiyonu yüksek atışmalar, şıpından hemencecik toplumumuzda da yankı buluyor.

Kabul edelim ki…

Duygusal bir milletiz. Ayrımız ve gayrımız yok. Tamam, yine siyaset üretelim. Sloganvari cümlelerle halkımızın başını döndürelim. Propagandalarla en iyi siyasi partinin ve dahası en iyi programın kendimizde olduğunu savlayalım.

Ama…

Helalleşelim.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Elazığda Bugün ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!