Olası Dış Politika Aksiyomları

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Başkanı Biden resmen göreve başladığından beridir, ABD’nin dış politikasının nasıl olacağı ve bu kurulacak yeni siyasal denklemde ülkemizin yeri tartışılmakta.

Dünya siyaseti nasıl şekillenecek? Tabii dışarıda çevrilen oyunlar ve tezgâhlar, dış politika adında uluslara yutturulduğunda, cereyan eden gelişmelerden ayrık bir tutum sergilenemez.

Öncelikle…

Türkiye’nin ABD ile olan ilişkileri;

Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri;

Türkiye’nin Rusya ile olan ilişkileri;

Türkiye’nin İran ile olan ilişkileri;

Türkiye’nin Çin ile olan ilişkileri;

BİDEN yönetiminin nasıl bir politika izleyeceğine yönelik olarak en baştan yorumlanması ve okunması gereğini doğuruyor.

Bakalım, Biden ülkesinden uzak coğrafyalarda “soft powerı” mı yoksa “hard powerı” mı siyaset yöntemi olarak seçecek, bekleyip göreceğiz.

Öncelikle…

Türkiye’nin makro fotoğrafa bakmadan önce, Ortadoğu’daki jeo-stratejik ve jeo-politik konumuna istinaden ABD ve AB ile bu bölgedeki sorunlar için milli menfaatler gözetilerek tutum sergilenmelidir.

Biliyorsunuz;

ABD, Türkiye’yi…

S-400 füze kalkanı ve F-35 uçak talepleri üzerinden köşeye sıkıştırmakta. Trump döneminde Türkiye için bu başlıklar, sıkıntılı zamanlara ram olmamıza neden olmuştu.

Sayın Erdoğan ve Başkan Trump’ın kişisel dostluğa dayandırarak yürütmeyi çabaladıkları dış siyaset ayağı, mevzu F-35 uçak teslimi ve S-400 füze kalkanı olunca, Kongre’nin engeline takılmıştı.

* * *

ÇİN ve RUSYA’NIN bölgesel sorunlarda ve krizlerde stratejik olarak hareket etmesi, Çin’in ekonomik büyüme olarak ABD ile olan makası kapaması, Biden idaresindeki ABD’nin önceliklerini değiştirecek gibi.

Öncelikle, ABD Asya-Pasifik stratejisini, Hint-Pasifik stratejisine göre yeniden revize ederek, Çin’in Rusya ile olan ittifakına karşın ABDABHindistan ittifakını tesis etmeye yönelecek.

Bu bağlamda, Trump döneminde düşük yoğunluklu sürdürülen dış politika, Biden döneminde, projektörleri Çin’e çevirecek.

Bildiğimiz gibi Covid-19 salgının başlayıp yayılmasından sonra, ABD ve ÇİN yönetimleri arasında birbirlerini itham eden demeç savaşı yaşanmıştı. Zaten aralarındaki ticaret savaşı aşikâr bir durum.

ABD…

Çin, Rusya ve İran arasında gelişecek sıcak diyaloglar veçhesinden AB ile ilişkileri ve stratejik hamleleri beraber atmaya meyledecek.

Öte yandan…

Türkiye, kartların yeniden karılacağı bu yeni dönemde nasıl bir strateji izleyecek? Özellikle…

Ülkemizin doğu Akdeniz’deki politikaları, milli çıkarlarımız etrafında pro-aktif siyaset izlemesi… Suriye’deki gerginlik… ABD’nin güya müttefik olduğumuz zannıyla müttefikliğe yakışmayacak tarzda, Suriye’nin doğusunda bir Kürt federe devleti koridoru kurmak için girişimlerde bulunması…

Türkiye’nin milli birliğine, bütünlüğüne ve varlığına kasteden PKK/YPG/PYD gibi örgütlere destek olması, tırlarca silah stoğunu bu örgütlere ulaştırması…

Türkiye için önemli sorunlar.

Tabii yine bazı farklı değerlendirmeler yapılıyor:

İşte Türkiye yönünü Avrasya’ya Rusya ve Çin’e dönmeli şeklinde.

Kimileri, zaten göbekten Avrupa’ya bağlı.

Avrupa kıtasının kuyruğuna takılıp gitmemizden yanalar.

Şuan için ABD, Türkiye’yi Rusya’dan ve Çin’den uzaklaştıracak birtakım stratejiler içinde olacaktır.

* * *

Bence, burada önemli olan ülkemizin ne yapacağıdır? Türkiye Cumhuriyeti olarak, hem II. Abdülhamit politikalarından hem de ebedi liderimiz başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ilkelerinden taviz vermeden oluşumları soğukkanlıkla izlemek.

Belirtmek gerekir ki…

Akıl ve sağduyudan eksik izlenecek politikalar, bizim ülkemizin aleyhine sonuçlar verecektir.

Bugün, Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti iktisadî gelişmişlik ve sosyal adalet hususlarında ve yine siyasal ve demokratik kültür açısından, Batı Avrupa ülkelerinin yanında sınıfta kalmıştır.

Rusya ve Çin’de devlet kapitalizmi olduğundan, devlet güçlü ve zenginken, halk ise fakirdir. Bu bağlamda Rusya’da ve Çin’de oligarşik güçlerin egemenliği olduğundan, ekonomik ve sosyal ilerleme tabana yansıtılmadığından devlet zenginlerine istinaden, geniş halk kitleleri yoksulluk içinde yaşam savaşı vermektedir.

Hayaller âlemine dalarak, Avrasyacılık projesine saplanarak, Rusya ve Çin ile yakınlaşarak ama öte yandan Batı medeniyeti ile köprüleri atmak, sadece hayalperestlerin düşeceği bir çıkmaz kuyudur.

Düşünce özgürlüğünden tutunda…

İfade, yayın, medya ve örgütlenme özgürlüğü açısından Rusya ve Çin’in sicilinin kabarıklığını ve karnelerinin kırık olduğunu, ifade etmeye gerek var mı?

Hukuksuz ve yargısız tutuklamalar… Muhaliflerin suikastlara uğraması… Yine, muhaliflerin seslerinin kesilerek sürgüne gönderilmeleri, alışık olduğumuz hadiseler.

Ezcümle…

Aklımızı başımıza devşirerek, ilk önce “yurtta sulh cihanda sulh” düsturundan taviz vermeden, uluslararası aksiyonlara müstemleke devlet durumuna düşmeden, karşılık vermektir.

Anlaşılan…

Okuduklarımızdan edindiğimiz kanıya göre…

2021 senesi sıcak geçecek gibi.

Bizlere de…

Bekleyip…

Görmek kalıyor.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Elazığda Bugün ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!