Hastalıkların Sebebi

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çoğu kronik hastalıkların sebebi yada hastalıkların oluşum ve gelişim nedeni vücumuzda biriken asittir.

    Sebebi her ne olursa olsun vücudumuzda biriken zararlı maddeler ve toksinler atılamadığında; hücre, doku ve organ düzeyinde yapısal hasarlar oluşturur. Bunun sonucunda da hastalıklar meydana gelir. Kas ağrıları, kemik eklem ağrıları, tüm vücut ağrıları, fibromiyalji, kilo artışı, kolesterol seviyelerindeki artış gibi birçok hastalığın sebebi vücutta biriken asittir. Bu sebeple kronik, dirençli ve zor hastalıkların tedavisinde öncelikle vücudun asit düzeyini azaltmakta fayda vardır. Eğer vücudun asit düzeyi azaltılmazsa mevcut hastalıklarla mücadele etmek pek mümkün olmayacaktır.

Peki bu artan asit salgısının sebebi nelerdir?
-Kontrolsüz ve aşırı ilaç tüketimi (Maalesef günümüzde insanlar hafif bir şikayette bile hemen ilaca sarılmakta ve hatta hasta olursam diye peşin olarak hemen ilaç almaktadır. Bu şekilde en çok kullanılan ilaçlar; ağrı kesiciler ve antibiyotiklerdir.

-Bağırsak ortamının bozukluğu. Bağırsağın normalde olması gereken ortamı bozulduğunda birçok toksin ve zararlı maddeler atılamayarak tekrar geri emilecektir.

– Kabızlık durumu; Özellikle uzun süreli kabızlık durumunda bağırsağın normal ortamı bozulacağından toksinlerin atılımı zorlaşacak ve de dolayısıyla vücutta asit birikimi olucaktır.

– Az su tüketilmesi; Günümüzde insanların en büyük eksikliklerinden biridir düzenli ve bol su tüketmek. Susuzluk ve de dolayısıyla vücudun susuz kalması bedenin asitleşmesinin en belirgin sebeplerinden birisidir. Canlı, kaliteli yaşam için yeterince su tüketmek şarttır.

– Beslenme hataları,
– Rafine yani işlem görmüş gıdalar,
– Katkı maddeli gıdalar,
– Asidik içecekler (kahve, çay, kola, alkol vs),
– Asidik besinler,
– İşlenmiş karbonhidratlar (beyaz un, şeker vs),
– Hayvansal gıdalar ( et ve süt ürünleri),
– Akşam geç saatte yemek yemek,
– Uzun saatler aç kalmak,
– Hareketsizlik,
– Stres ve kronik yorgunluk,
– Hormonal değişiklikler 
   Asidozla birlikte hangi belirtiler görülebilir?
– Dokunmakla kızaran cilt, yada dokunmadan bile var olan cilt kızarıklığı,
– Çok yağlı cilt, 
– Esnekliği kaybolmuş cilt
– Kuru cilt,
– Aşırı ter ve vücut kokusu,
– Koyu renkli cilt,
– Ağrı eşiğinin düşük olması,
– Saç dökülmesi,
– Geçmeyen yorgunluk,
– Kas-eklem ağrıları,
– Diş sağlığında problemler,
– Tırnak kırılması,
– Ödem,
– Kaşıntı, 
– Kırışıklık artışı görülür.

Bütün bunlar ne anlama geliyor dersek, vücudumuzda hissettiğimiz her değişime kulak vermemiz gerekiyor demektir. Çünkü bedenimiz bize rehberdir. 
     Bunların yanısıra aşırı hayvansal gıda tüketenlerde asidoz ve ürik asit kristalleri oluşarak kas, eklem ve kıkırdakta hasara sebep olur. Çok sık karşılaştığımız yumuşak doku romatizmalarında, diz, omuz, bel, boyun ve baş ağrılarının altında yatan sebeplerden birisidir. Yine vücutta aşırı asitleşmenin altında yatan diğer bir önemli faktör olan mide asiti ve mide hastalıkları da asidoza sebep olmaktadır. Şişmanlığın önemli sebeplerindendir. Çünkü artan asit miktarı yağ dokusuna ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla asit miktarı arttıkça, yağ dokusuda artacaktır.

     Peki tedavide neler yapmak gerekir?
– Sağlıklı, genç, dinamik ve dinç olmanın temeli; vücudumuza zarar veren, şişmanlatan, düşman olan asiti vücuttan uzaklaştırmak gereklidir. Bu sebeple bir veya birkaç hastalığı çözmek için ilk önce vücudun asit seviyesini düzeltmek gerekir.
– Beslenmenin  düzenlenmesi; Asidoz tedavisinde beslenme çok önemlidir. Bedenimizi, asit yükünden kurtarmak  gerekir. Bunun içinde asitli besinlerden mümkün olduğunca uzak durmalıyız.
-Yeterli ve kaliteli su tüketme alışkanlığı edinmeliyiz.
– Bağırsak ortamını düzeltmeliyiz. Bunun içinde ev yapımı yoğurt ve turşu yanında prebiyotik ve probiyotik tedavisi uygulamalıyız.
– Şelasyon tedavisi; Bu tedaviyle bedenin ağır metal yüklerinden kurtulması mümkün olmaktadır.
– Alkali besinler tüketmeliyiz. Yani taze patates, domates, salatalık, kabak, havuç, ıspanak, soğan, sarımsak, badem, maydanoz gibi besinleri ve de mineral su gibi içecekleri tüketmeliyiz.
Özellikle uzak durmamız gereken gıdalar; pastane ürünleri, çikolatalar, dondurma, beyaz un ürünleri, hamur işleri, rafine yağlar, asitli içecekler vs…
 Bunların yanısıra bizim yaptığımız çok etkili bir tedavi yöntemide vardır. Özellikle vücudu temizlemek  için yaptığımız prokain baz infüzyon tedavisi asidoz tedavisinde oldukça  etkili bir yöntemdir. Bu detoks görevi yapmaktadır. Yine buna ek olarak yapılan nöralterapi uygulaması da vücudu; hem toksik hem de asit yükünden kurtarmaktadır.
Sonuç olarak asidik beden, hasta ve yaşlı beden demektir.
 Herkese sağlıklı günler dilerim…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Elazığda Bugün ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!