Su Su Su

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Su hayattır.

Su yaşamdır.

Susuz olmaz.

Vücudumuzun %60’ı su olduğundan hem canlılığın devamı  hem de bu oranı devam ettirmek zorundayız. En değerli içecek olan suyun yerini hiçbirşey tutamaz. Bu suyun da canlı su olması gerekmektedir. Canlı su demek; akan sudan alınan su ya da bu suyun cam şişede veya toprak kapta muhafaza edilmesidir. Suyun yerini hiçbir şey tutamaz demiştik. Çok sık tüketilen çay, kahve gibi içecekler hiçbir zaman suyun yerini tutamaz. Bu içecekler aksine, vücuttaki suyun atılmasına sebep olurlar. Bu da demek oluyor ki  çay ve kahve içtiğimizden en az iki katı kadar ek su içmemiz gerekmektedir. Aynı zamanda susuz bir vücutta hastalıkların oluşumu da kolaylaşır ya hastalıklara zemin hazırlar diyebiliriz. Ayrıca  hasta olan vücutta kolay kolay  iyileşmez. Dolayısıyla susuz bir bedenin sağlıklı olması da beklenemez. Günlük su ihtiyacı karşılanmadığı durumlarda kanın yoğunluğu artacak dolayısıyla organ ve dokulara hayati olan oksijen ve besin daha az taşınacaktır. Bu durumda, damar tıkanmalarını beraberinde getirecektir. Yine susuz bir vücutta bağışıklık sistemi zayıflar, dolayısıyla vücut daha asidik olur. Asitlikte; dirençli, uzun süreli ve zorlu hastalıklar sebebidir.                      Gerçektende su sağlıktır. Yani su; hücrelerin, dokuların canlılığı için zorunludur. Su; bütün organların iyi ve sağlıklı çalışması için şarttır. Su; vücudun asit salgısının azalması için zorunludur. Su; vücuttaki toksik, kimyasal ve asidik maddelerin  atılması için gereklidir. Susuz bir hayat düşünülemez. Susuz bir bedende halsizlik, yorgunluk, ateş basmaları, hazımsızlık, yanma, kabızlık, yaygın vücut ağrıları, konsantrasyon kaybı, kas gücü kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi, sersemlik, dengesizlik, erken yaşlılık, cilt bozuklukları görülebilir. 

      Bir diğer önemli nokta da şişmanlık ile su arasında da bağlantı olmasıdır. Çünkü yakılması gereken her 100 kalori için en az dört bardak su içilmesi gereklidir. Yani bedende su miktarı azalırsa, yağ miktarında artış görülür. Kısacası kilo vermek ile uğraşan tüm  bireylerin düzenli olarak yeterli ve kaliteli su içmesi gereklidir. Bu da demek oluyor ki yeterince su içmezseniz, kilo vermeniz de zor olacaktır.

    Peki nasıl ve ne zaman su içmeliyiz? Bütün gün su içmeliyiz yani suyu güne yayılmış olarak azar azar içmeliyiz. Çünkü tek seferde yarım-bir litre su içmek faydasızdır. Yine gün boyu su içmeyip akşam telafi edercesine bol su içmek tavsiye edilmez. En uygun zamanlar; sabah uyanıldığında, gece yatmadan önce, yemeklerden yarım saat önce ve yarım saat sonraki vakitler en uygun zamanlardır. Yemek esnasında ve yemekten hemen sonra su içmek uygun bir davranış değildir.

     Çok sık karşılaştığım bir durum da, özellikle yaşlı bayanlara su ne kadar içiyorsunuz diye sorduğumda ilaçtan ilaca içiyorum çünkü ihtiyaç duymuyorum gibi cevaplar alıyorum. Bu uygun bir su içme davranışı değildir. Özellikle zayıflamak isteyenlere önerim, yemeklerden yarım saat önce iki bardak su içerseniz bu iştahınızı azaltacak, midenizi dolduracak ve yenilen yemeğin sindirimine yardımcı olacaktır. Yine vücut geceleri uzun süre susuz kaldığında sabahları içilen iki bardak su mide-bağırsak sisteminin çalışması için oldukça faydalıdır. Egzersiz, spor, yürüyüş yapmadan önce içilen su metabolizmayı çalıştırırken aynı zamanda yağ azalmasına da neden olur. Su içmemek için; özellikle bayanların olmak üzere birçok insanın temel bahanesi tuvalete çok çıkmalarıdır. Çok sık tuvalet ihtiyacı olmaması için birçok insan su tüketimini en aza indirgemiştir. Bu da aslında birçok hastalığın tetikleyicisidir. Yani su içmemek için mazeretler bulmamalıyız.

   Susuzluk vücut ağrılarının sebebidir. Vücudun herhangi bir yerinde ağrı varsa ilaçtan önce su içilmelidir. Bedenin toksik yükünden, asit ortamından kurtulması için yeterli su alınması gerekir. Susuz veya suyu yeterince tüketmeyen bir vücutta şunlar görülebilir; ciltte kuruluk ve kırışıklık, erken yaşlanma, ciltte çatlaklar, saç ve tırnaklarda kırılmalar, cildin dokusunda artan kızarıklık, sık tekrarlayan baş ve vücut ağrıları, bacaklarda selülit oluşumu, kabızlık ve çok sık acıkma vs…

Bütün bunlardan dolayı susuz bir hayat düşünülemez.

Su hayattır, su sağlıktır.

Günlük en az almamız gereken suyu belirleyip, güne yayarak içmek gereklidir. Su için cam veya toprak kaplar kullanılmalıdır. Çünkü pet ve naylon kaplar sağlık için pek uygun değildir. Susuzluğunuzu su ile giderin, çay ve kahve ile değil. Canlı ve taze su tüketmeye özen gösterelim. Kısacası su yaşam kaynağımızdır.

Herkese sağlıklı günler dilerim…

 Uzm. Dr. Oktay Kapan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Elazığda Bugün ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!