Koltuk Sevdası

Blue and White Quotes Instagram Post Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası Kopyası (1)
Abone Ol
Daha Fazla

Sivil toplum hayatında işçilerin, işverenlerin, sivillerin hukuki, ahlaki, siyasi, sosyal, siyasal haklarının korunması, kamu yararına çalışmaların yapılması, kamuoyunun oluşturulması toplumda kurulan kurumlar ve kuruluşlar vasıtasıyla sağlanmaktadır.

Sivil toplumda dernek, sendika, vakıf ve oda gibi kurum ve kuruluşlar da bulunmaktadır. Bu kuruluşlar insanların ihtiyaçları doğrultusunda hareket etmek zorundadır.


Maalesef ilimizde bazı oda ve dernekler yukarıda bahsi geçen tanımın dışında yer almaktadır. Neden?

Yıllardan beri var olan koltuk sevdasıyla beraber, ben yaparım, başkası yapamaz gibi söylemler ve rakip başkan adayları hakkında asılsız karalama politikalarıyla emaneten teslim edilen koltuğu bırakmamak için “amaca giden her yol mübahtır” tavrı ilimizde sık karşılaştığımız ve normal bir şey gibi gösterilmeye çalışılan bir durumdur.

Her zaman söylediğimiz ve arzu ettiğimiz tek şey, aktif olarak çalışan, karalamayla değil projeyle gerçek anlamda eserler ortaya koyan, problemleri çözme yetisine sahip, üyelerinin yanında olan yöneticilerin oda ve dernek başkanlığı yapması. Şunun adamı, bunun adamı sözlerine bakılmadan gerçekten bu işi yapabilir mi, problemleri çözebilir mi mantığıyla yaklaşılması doğru olan sorgulama şeklidir. Bundan dolayı seçimlerde, yöneticilik vasfı ve sorunlara yaklaşım, tercihleri belirleyen en önemli etmen olmalıdır.

Sürekli sektörel sıkıntılardan bahsedip, yıllardır problemlerin çözülmediğini dile getiren bazı dernek ve oda üyeleri, seçim zamanı, gerekli araştırmaları yapmadan, sırt sıvazlamayla, şunun adamı, bunun adamı söylemleriyle, oyunu tartıp biçmeden kullanmaktadır. Bu süreçte dernek ve odaların temsil ettiği alanda mevcut problemler çözülemediği gibi var olan sorunlar artmaktadır. Çünkü iş ehline göre değil, “bu bizim adamımızdır” söylemine göre gerçekleşmiştir.

Çağımız artık bu sistemi dışlasa da ilimizde bu bakış açısı almış başını gidiyor. Özellikle mevcut bazı başkanlar konumlarını koruyabilmek adına diğer başkan adayları hakkında olmadık söylemler ve asılsız karalamalarda bulunabiliyorlar. İşin dozunu o kadar kaçırıyorlar ki, özel hayat içerisinde arguman bulma ve koz olarak kullanma arayışına gidecek kadar kendileri itibarsızlaştırıyorlar.

Deprem ve ardından pandeminin sorunlarıyla boğuşan Elazığ’ın temiz siyasetle bağlantılı, temiz yönetimlere ihtiyacı var. Şehir olarak çok ağır bir süreçten geçtiğimiz şu günlerde, belirli bir zümreyi temsil yetkisi verilen veya verilecek kişilerin, problemleri çözebilecek, koltuk için değil icaraat için gelecek kişiler olması gerektiği kanaatindeyim. Toplumlar artık adamcılıkla değil, profesyonel ve işin ehli kişilerle yol yürümek istiyor…

Bazı oda ve dernek başkanlarının “sadece ben” bakış açısından çıkmaları lazım! Unutulmamalı ki koltuk emanettir. Ömürlük tahsis edilmez!



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Elazığda Bugün ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!